Dental İmplantoloji

image

Dental implantlar gerek hastalar gerekse hekimler bakımından son derece etkili ve nihai halleri önceden tahmin edilebilir protezler yapılması imkânı sunmaktadır. Artık tek veya birkaç kayıp dişe sahip kısmen dişsiz hastalar yapılan implantlar ve üst yapıları olan kuronlar sayesinde mevcut doğal dişlerine hiçbir işlem uygulanmaksızın arzu ettikleri estetik ve fonksiyona kavuşmaktadırlar.

İmplantlar günümüzde diş hekimliğinin standart bir tedavi yöntemi haline gelmiştir ve titanyum implantlar uygulanmalarının ardından birkaç ay gibi kısa bir dönemin ardından çene kemikleriyle bir bütünlük oluşturmaktadır.

İlk iyileşme süresinin kısaltılmasına yönelik geliştirilen teknikler tüm tedavinin kalitesini değiştirmektedir. Dental implantolojide hasta temelli çözümler gerekmektedir. Her hasta farklıdır ve uygulanan tedavi de ona özel olarak benzersiz olmalıdır.

image‘implante’ kelimesi Latincede ekmek, dikmek anlamına gelir. İmplant bir terim olarak dokuların içine başka bir materyalin yerleştirilmesi demektir. İmplant cerrahisi diş hekimliğinde dünyada 1980ler de bilimsel literatüre girmiş, 1990ların ortalarından itibaren yavaş yavaş ülkemizde bilinmeye ve yapılmaya başlanmış olup, günümüzde diş eksikliklerinin en popüler tedavi seçeneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir.

Günümüzde İmplant cerrahisi dişsiz bölgedeki kemiğin içine diş kökü görevini görecek bir materyalin daha sonra üzerine çevre diş ve dokularla uyumlu bir protez yapmamıza imkan sağlayacak şekilde cerrahi olarak yerleştirilmesini amaçlamaktadır. Tanımdan da anlaşılacağı şekilde günümüz bilim dünyasının geldiği noktada implant, üzerine yapılacak protezin yeri ve şekli önceden sağlıklı şekilde tasarlandığında bir anlam kazanmaktadır. Yani; eskiden hakim olan ‘kemik nerede implant oraya’ anlayışı terk edilmiş, ‘protez nerede planlanmışsa implant oraya’ anlayışı günümüzde geçerlilik kazanmıştır.

Kemik içine yapılan implantların belli bir osseointegrasyon süresi vardır. Osseointegrasyon kemik ile implant yüzeyi arasında ışık mikroskopu seviyesinde bir bağlantı kurulması anlamına gelen biyolojik bir süreçtir. Bu süre alt çenede yaklaşık olarak 2,5-3 ay olup, üst çene ise 4,5-5 ayı bulmaktadır. İmplantın üzerine sağlıklı bir protez yapılabilmesi için bu sürenin beklenmesi gerekir. Günümüz implant cerrahisinde belli durumlarda implant yapıldıktan hemen sonra üzerine geçici amaçlı bir protez yapılabilmektedir. Bu geçici protezin amacı hastayı klinikten çıkarken ağzında dişle çıkarmak ayrıca daha sonra daimi protez yaparken yumuşak doku estetiğinin yakalanmasına katkı sağlamaktır. Ancak implant cerrahisi sonrası hemen üzerine geçici protezin yapılabilmesi belli şartların sağlanması kesinlikle gereklidir ve bu durum hekiminiz tarafından değerlendilir. İmplant için istenen osseointegrasyon süresi beklendikten sonra üst yapısını yapma aşamasına geçilebilir.

imageHer tedavide olduğu implant cerrahisinde de az da olsa başarısızlık riski mevcuttur. Dünya üzerinde hiçbir hekim yaptığı implantın yüzde yüz başarılı olacağı garantisini veremez. Bu elimizdeki bilimsel verilere ve hekimlik ahlakına aykırı bir söylem olur. Günümüzde tekniğin ve malzeme kalitesinin ilerlemesine bağlı olarak geçmişe göre başarı oranlarını ciddi miktarda artmış olsa bile halen az da olsa başarısızlık riski olduğu unutulmamalıdır. Klinik Cadde olarak hastamıza yapılan implantın başarısız olması durumunda yerine yeni yapılacak implantı ücretsiz olarak yapmayı taahhüt ederiz.

Klinik Cadde Ağız Diş Sağlığı Polikliniği’nde implant cerrahisi bütün dünyada kabul görmüş, dünyanın her yerinde uluslararsı saygınlığı ve geçerliliği olan, günümüze kadar hakkında birçok bilimsel yayın ve araştırma yapılmış markaların ürettikleri implantlar kullanılarak alanında uzman ve deneyimli cerrahımız tarafından yapılmaktadır.

İmplant cerrahisi ve avantajları ile ilgili daha ayrıntılı bilgi alabilmek için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.


İleri İmplant Cerrahisi

İmplant yaparken asıl amacımız estetik, fonksiyon ve fonasyonu sağlayabileceğimiz bir protez yapmaktır.

Bir implantın üzerine sağlıklı ve estetik bir protez yapabilmenin üç koşulu vardır:

Birincisi, implant yapmayı düşündüğümüz bölgede yeterli miktarda ve sağlıklı kemik dokusu olmalıdır.

İkincisi, implant yapmayı düşündüğümüz bölgede yeterli miktarda ve sağlıklı keratinize yapışık dişeti bulunmalıdır.

Üçüncüsü ise implant yapmayı planladığımız bölge çeşitli anatomik oluşumlardan (alt çenede alveoler sinir, üst çenede maksiller sinüs ve burun kavitesi gibi) yeteri kadar uzakta olmalıdır.

imageİleri implant cerrahisi implant yapılabilmesi için yukarıda anlatılan durumların eksikliğinde uygulanan bazı cerrahi teknikleri kapsamaktadır. Günümüz implant cerrahisinde implant yapılması düşünülen bölgede yeterli kemik yoksa kemik miktarını artırmak için çeşitli augmentasyon teknikleri (otojen kemik augmentasyonu, bone splitting operasyonu gibi) uygulanmaktadır. Ayrıca yumuşak doku miktarı ve kalitesini artırmak için yumuşak doku augmentasyon teknikleri (serbest diş eti grefti, subepitelyal serbest bağ dokusu grefti, pediküllü bağ dokusu grefti gibi) günümüzde artık başarı ile yapılabilmektedir. Alt ve üst çenede anatomik oluşumları ekarte edebilmek amacıyla sinüs lifting operasyonu gibi, sinir lateralizasyonu gibi teknikler günümüzde başarıyla uygulanmaktadır. Klinik Cadde ağız diş sağlığı polikliğinde ileri implant cerrahisi teknikleri dünya bilimsel literatüründe en güncel yaklaşımlar takip edilerek ve bütün dünyaca kabul görmüş en başarılı teknikler uygulanarak alanında uzman ve deneyimli cerrahımız tarafından, bu tekniklerin sağlayacağı faydalar ve olası zararları veya ameliyatın taşıdığı başarısızlık riski hasta ve hekim tarafından değerlendirildikten başarı ile yapılabilmektedir.

İleri implant cerrahisi teknikleri, avantajları ve riskleri ile ilgili daha ayrıntılı bilgi alabilmek için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.


Tamamen Dişsiz Hastalar İçin Tedavi Seçenekleri

Dişsiz hastalarda 3 temel implant düzenlemesi yapılabilmektedir. Bunlar;

Birincisi, implant ve yumuşak doku destekli protezler,

İkincisi, tamamen implant destekli protezler ve

Üçüncüsü, tamamen implant destekli sabit veya hibrit protezlerdir.

İmplant ve yumuşak doku destekli protezler hem alt hem de üst çenede kullanılabilmektedir. Bu protezlerdeki temel ilke dişsiz bölgenin yumuşak dokusunu iki veya 4 implant (üst çenede ideal olan 4 implanttır) yerleştirerek korumak ve desteklemektir.

imageTamamen implant destekli protezler yumuşak doku desteğine minimum düzeyde ihtiyaç duyarlar. Çenelerin fonksiyonel hareketleri esnasındaki tüm yükü implantlar karşılamak zorundadır. Bu sebeple alt çenede minimum 4 üst çenede 6 implant uygulanması gerekmektedir.

Tamamen implant destekli sabit veya hibrit protezler 2 temel tasarım ile elde edilebilirler. İlk tasarımda sabit protez, çenelere yerleştirilen 6 veya 8 implant üzerine yapıştırılır veya özel vidaları ile sabitlenir. Bu dizayn geleneksel kuron köprü protezlerine benzer. Bu tasarım dişlerini yeni kaybetmiş veya kemik düzeyinin yeterli olduğu hastalar için en ideal yöntemdir.

Fakat hastalarda daha yaygın olan senaryo diş kaybı, kemik kaybı ve yumuşak doku kaybının birlikte görüldüğü durumlardır ki bu senaryoda tasarlanan protez her üç dokuyu da yerine koyabilir tarzla olmalıdır. Bu ikinci tasarıma yaygın olarak hibrit protez denilmektedir. Bu tasarım ile kaybedilen diş, yumuşak doku ve kemik dokusu porselen ve akrilik kullanılarak yeniden şekillendirilmektedir.


İmplantın Uygulanamadığı Durumlar

İmplant tedavisine tıbbi kontraendikasyon oluşturabilecek sadece birkaç durum mevcuttur. Bu durumlar akut hastalıklar veya kontrolsüz metabolik rahatsızlığı olan bireylerle sınırlıdır. Mevcut akut rahatsızlığın son bulması veya kontol altına alınması sonucunda kontaendikasyon ortadan kalkmış olur ve bu bireyler implant tedavisi için iyi birer aday olabilirler.

Göreceli kontrendiksyon oluşturan durumlar ise kemik metabolizmasını etkileyen tıbbi durumlar veya hastaların iyileşme yeteneğini etkileyen rahatsızlıklardır. Bu durumlara örnek olarak diyabet ve osteoporoz hastaları, bağışıklık sistemini baskılayan rahatsızlıklar ve kemoterapi radyoterapi gibi medikal tedaviler ve bifosfonat grubu ilaç kullanan hastalar gösterilebilir.


image

image